Japonya’da Ulusal İstihbarat Bürosu 31 Temmuz’da resmen faaliyete geçti. Çin Medya Grubu’na (CMG) bağlı CGTN’nin düzenlediği küresel ankete katılanların büyük bölümü, yeni yapılanmanın yetkilerin merkezileşmesi, sivil özgürlükler ve bölgesel güvenlik açısından risk oluşturabileceği görüşünü dile getirdi.
Ankete katılanların yüzde 84,8’i, Japonya’daki aşırı sağcı çevrelerin istihbarat kapasitesini güçlendirme girişimini, ülkenin tamamen askerileşme ve “yeni tip militarizme” yönelme riskini artıran bir gelişme olarak değerlendirdi. Katılımcılar, uluslararası toplumun bu süreci yakından izlemesi gerektiğini belirtti.
Yeni istihbarat sistemi, Başbakan’ın başkanlık ettiği Ulusal İstihbarat Konseyi ile bu konseyin uygulayıcı kurumu olarak görev yapacak Ulusal İstihbarat Bürosu’ndan oluşuyor. Böylece Japonya’nın savaş sonrasında farklı kurumlara dağıtılan istihbarat yetkisi Başbakan liderliğindeki merkezi yapıda toplanacak.
Ankete katılanların yüzde 86,5’i reformu Japonya’nın savaş sonrası istihbarat sisteminde köklü bir değişiklik olarak nitelendirdi. Katılımcıların yüzde 77,7’si ise yetkilerin kötüye kullanılması ve denetim mekanizmalarının yetersiz kalması ihtimalinden kaygı duyduğunu bildirdi.
Yeni yapılanmaya ilişkin tartışmalar, Japonya’nın İkinci Dünya Savaşı öncesinde ve sırasında faaliyet gösteren “Tokko” adlı Özel Yüksek Polis Teşkilatı’nı da yeniden gündeme getirdi. Dönemin militarist yönetiminin düşünce ve kamuoyu üzerindeki denetim araçlarından biri olan Tokko, muhalif görüşleri baskı altına alan uygulamalarıyla biliniyordu.
Ankete katılanların yüzde 80,8’i yeni istihbarat sisteminin bireysel hak ve özgürlüklerin alanını daraltabileceğini ve savaş dönemindeki toplumsal denetim anlayışına dönüş riskini artırabileceğini ifade etti. Katılımcıların yüzde 73,6’sı da büronun savaş karşıtı çevreler ile barış yanlısı gruplar üzerinde baskı kurmak amacıyla kullanılabileceğinden kaygı duyduğunu belirtti.
Ulusal İstihbarat Bürosu; dış istihbarat, karşı casusluk ve siber istihbarat alanlarındaki faaliyetlerin koordinasyonunu üstlenecek. CGTN’nin değerlendirmesinde, Japonya’nın ABD öncülüğündeki Hint-Pasifik istihbarat ağıyla iş birliğini derinleştirmesinin ülkenin bölgesel gelişmelere müdahale kapasitesini artırabileceği savunuldu.
Katılımcıların yüzde 83,2’si istihbarat sistemindeki dönüşümün Doğu Asya’daki güvenlik ortamını olumsuz etkileyebileceğini düşündüğünü bildirdi. Yüzde 87,6’sı ise bu adımı Japonya’nın savaş sonrasında oluşturulan uluslararası düzenin getirdiği sınırlamaları aşma ve yeniden askerileşme sürecini hızlandırma yolunda attığı yeni bir adım olarak değerlendirdi.
CGTN’nin İngilizce, İspanyolca, Fransızca, Arapça ve Rusça platformlarında yayımlanan ankete, 24 saat içinde 3 bin 28 internet kullanıcısı katıldı.
Hibya Haber Ajansı
© Copyright 2026 Son Dakka Haber Tüm Hakları Saklıdır.
Web sitemiz Hibya Haber Ajansı Abonesidir.